
Bir gün, gelecekte yaşayacağımız günlerden birinde, sabah yataktan kalkmak için bir sebebimiz olacak mı? Pencereyi açıp, temiz havayı içimize çekmek isteyeceğimiz? Bir neden? Şu yaşımdaki hissettiğim sıkıntılar, kuruntular ve boğazımı sıkıyor gibi gelen stress derdi, bir gün hiç bir anlam taşımamaya başlayacak mı? Evet.. Düşüneceğim ki, hepsi beş para etmeyen şeyler uğruna çekilmiş, gündüzleri karanlığa çevirmiş, geceleri ise boğuşup durduğum bataklığa.. Fakat, ya bir boşluğun ortasında yüzüyor olursam? Tutunmaya çabalayacağım elbette..
Filmi izlerken, bir senfoninin içinde kayboldum gittim. Oradan oraya savruldum, bam güm, dağıldım. Battaniyenin altında büzülürken, boğazım kurudu. Müzik etkileyici, konuların yüklendiği anlamları, sırtlamış daha da zirveye taşıyor..
Rüya için ağıt, uyuşturucu ile alakalı mesajından ziyade, çok farklı ve daha derin mesajları da içeriyor.. Bir gün, tekrar izlemeliyim. (teşekkürler requiem for a dream)
Belki de, soru sormayı bıraktığımızda yaşam bitecektir?
1 Comments:
uyuşturuu mesajı ile beraber büyükanne karakteri çok etkileyici çizilmişti. nasıl bir yalnızlıktır ki o öyle.. nasıl bir tutunma çabası.
Yorum Gönder
<< Home