ben KADINIM...

Erkek, karısını, çocuğunu ölesiye seviyor, bu nedenle de ölesiye dövdüğü de oluyor!? Yakınlıklar, duygular yokolmuş, neler konuşuyor acaba beyinde o anda? Sevdiğini yerden yere vuran ne çok erkek var kim bilir, gerek fiziksel gerekse manevi şiddetle.. Evlilik, bu şiddetin yasal örtüsü haline gelmiş. Biz niye böyleyiz, bizim toplumumuz niçin erkekleri her konuda hep güçlü olması için yetiştirmiş? Sevgi için dokunacak eller, niye acıtıyor? Kadın niye zayıf olmak zorunda? Bu zihniyetten ne zaman kurtulmak isteyeceğiz? Sorular, sorular..
Bugün birileri, şiddeti konuşuyor. Aynı zamanda, yaşadığımız şu dakikalarda, karanlıkların içinde bir yerlerde çığlıklar kopuyor, gözyaşları sel oluyor, kan yer yer bedene oturuyor, ışıklar sönüyor ve gece, isteksizce sabaha akıyor.
4 Comments:
teşekkürler Ahsen, bu duyguları yaşayan ne çok kadın var aramızda, yapacak birşey yok gibi görünüyor ama, cesaret etmek yeterli. hepimiz, bu dünyada ne için yaşıyoruz sorusuna cevap vermemiz lazım.
Kadın ve erkek bir araya geldiğinde bir sorun varsa (genelde) demek ki kadın ve erkeğin tarih içerisinde gelişip gelen tanımlamalarında bir problem var.. Biz kalıplaşmış düşüncelerin, kalıplaşmış hayatların insanları olarak, doğru modeli düşünüp, tanımlayamadığımız müddetçe bu sorun devam edecektir.. Yaşanmışlıkların acısını sizlerle birlikte hissediyorum, ama kadın ve erkeğin yüzeysel olarak değil de, bütün özellikleriyle, birbirinden farkları nedir diye, kendimize tanımlayabilmemiz gerektiğini düşünüyorum.. Benim fikrim şu anda kadın ve erkeğin olmadığı, bizlerin unisex varlıklar olduğumuz doğrultusunda.. Öyle olunca tabii, güçlü olan unisex zayıf olana sözünü geçirmek istiyo..
Ya, çok da faydalı bi yorum olmadı belkide.. Ama samimi yazdım..
açık konuşalım mı, evet! gelişme- modernleşme, evrilme-çevrilme falan hepsi masal, hepimiz haala hayvanız, hiiişşşt sen sağdaki evrim geçiren, numara yapma!!!
Yorum Gönder
<< Home