Çarşamba, Aralık 28, 2005

Yılbaşı kutlama sendromu...

Hey Blog, adamım,
Ne bakıyorsun?
Oturup yılbaşı hakkında birşeyler mi yazayım istiyorsun?
Senin sorunun ne?
Başka bloglara özeniyorsun bence.
Sakin ol, tmm, yazarım bir kaç kelime...

Kutlayıp duruyoruz işte bir yıl daha yaşlandığımızı. İçimizin çocuksu sevinçlerle dolması için bir bahane belki de... Dünyevi zevklere ait bir mazeret. 31 Aralık gecesi, deliler gibi içmesek de, evde oturup sıradan bir gece geçirsek de, eğleneceğiz diye dünyanın parasını extra masraflara ayırmasak da geçiyor işte. İnsan sevdikleriyle biraraya geliyor demeyin, bunu sık sık yapıyoruz da zaten. Neler var o gece, bol sıfırlı ikramiyelerin şans eseri yüzümüze gülecek olma ihtimali mi? 2006 Ülkü takviminin duvarda yerini alması mı? Siyah tüylü kuşlarımız hindiciklerin sofraları şereflendirmesi mi? Kar yağınca daha mı güzel olur? Kartpostallardaki pullu evlere mi döner şehirler? Ne gam, kutlamak için mail bombardımanına hazırlıklı ol... Gelen kutusunu işten çok kutlama mailleri dolduracak bu kez.

Benim bu faaliyetlerden zevk almadığım kesin. O gecenin de sıradan geçmesi için çaba göstermeme gerek de kalmayacak. Öylece akıp gidecek..

Yılbaşı gecesi değil de, 2 Ocak sabahı herkes işe gitmek için yollara dökülmüş ve otelleri boşaltmışken, ben Kadir’in Ağaç Evleri'nde kalmak isteyebilirdim ama. Kafa dengi bir arkadaşımla, ağaçların arasında, çook sessiz bir vadide, hele hele şimdi deli gibi yağmurlar da yağarken.. Sıcacık bir odada, çayları içerken... Hayaller mütemadiyen. (Bu lafı da nerden duydum ki? :) )

Kalabalığı da severim ama, hani İstiklal de üstüne üstüne gelir ya insanlar... Onu da garip bir şekilde ister ruhum arada..

Sonuçta tarih değişecek, işler tam gaz devam edecek, yeni projeler hayata geçirilmeye çalışılacak.. Kader mi, kısmet mi acaba...?

7 Comments:

Anonymous Adsız said...

demek iyi bir yıl umuyorsun
hatta buna çok ihtiyacın var
bir dosta olduğu gibi

demek iyi bir yılın koşup gelmesini bekliyorsun
35. kilometrede, yaşamının dönemecinde,

iyi bir yıl hiç gelmeyecek sana
sen bekledikçe, seyrettikçe
elinden tutup, beraber yürümedikçe

Godot’yu bekler gibi bekleyeceksin iyi yılı
kapanan perdenin gölgesinde

sana iyi yıllar dilemiyorum

sana azim, aşk, sağlık diliyorum

iyi bir yıl zaten elinden tutmuş;
kucaklamanı beklemekte...

düş hekimi yalçın ergir

28/12/05 16:47  
Blogger deepness said...

Anonymous; benim görmem gereken birşeyler mi var yoksa? ben şimdilik kış uykusu modasını takip ediyorum.

29/12/05 14:21  
Blogger Gamzeli said...

1 yıl daha yaşlanıyoruz bu kötü ama yeni bir yılın getireceği güzellikleri umut ederek seviniyoruz...umarız ki 2005 yılında yaşadığımız kötü olayları 2006 da ve diğer yıllarda yaşamayız...herşey gönlümüzce olsun :)

29/12/05 15:51  
Anonymous Adsız said...

Hey Deep,
Sana bir seyler yazman icin bakiyordum ama daha iyi seyler bekliyordum pek karamsar yazmissin...

Yilbasi icin tekrar yazarmisin ?

adamin Blog

30/12/05 01:44  
Blogger wizkid said...

Blog hakli deep.. yeniden yazmalisin.

30/12/05 01:46  
Blogger deepness said...

Yaşasın, blog dile geldi...

30/12/05 10:43  
Blogger mehmet livvarcin said...

mutlu noeller deeeeermişim ;)
şaka şaka ... ben de kutluycam ama 2006'nın gelişini değil, 2005'in gidişini

31/12/05 11:32  

Yorum Gönder

<< Home