Hayal..
Bazen günleri yaşayıp giderken farkına varıyorum, öyle hayal üretmiş, öyle ütopik şeylere kafamı yormuşum ki, çok gerçekçi biçimde baktığım zaman süreçlerinde bunu görüyorum ve "ne kadar hayalciyim, böyle birşeyin olmasına imkan yokken, bu ruyanın peşinden günlerce nasıl gidebilmişim" diye düşünüyorum. Gözümün önündeki perde kalkmış oluveriyor. Haa bu hayallerin peşinden koşmak güzel miydi derseniz, güzeldi güzel olmasına. Belki de o süreçlerde ayakta kalmama yaramış da olabilir. Geriye apaçık bir gerçek kalıveriyor eninde sonunda. O kadar uzak geliyor ki bu hedef, kendi kendime inanamıyorum. Duymuşuzdur, hayalinin gerçekleşmesini ne kadar isterse ve o yönde çaba gösterirse insan, o derece istediği herneyse ona ulaşırmış. Ama bakış açımız değişiverdiğinde de " olmaz ki canım sen de.." demek işten bile değil. Kaldı ki, sürekli bir değişim halinde olduğumuz gerçeği de var. Hücrelerimden itibaren yenilenip, değişip dururken, fikirler, bakış açılarımın başka yörüngelere kaymasını doğal buluyorum. (Bulmalıyım belki de, sonuçta onu da , bunu da düşünen benim. Ben, kendimin herhalini seviyorum.)
1 Comments:
Hatta şöyle de olabiliyor bazen.. İstediğin şeyden vazgeçiyorsun, yüzünü başka bir tarafa çeviriyorsun.. O istediğin şey geliyor sana.. Ama başka tarafa baktığın için kafana çarpıp canını acıtıyor. Diyeceksin ki somut olarak örnekle Ufuk bunu :). Ben bilmem somutunu :p Felsefe yapmasini seviyom ben.
Yorum Gönder
<< Home