Evet, evet..
Ben kısa molalar verip, durdurmaya çalışsam da hayat devam ediyor. Çevremdeki birşeyler olup bitiyor, acılar, mutluluklar, sıradanlıklar akıp gidiyor. Bakıyorum, dinliyorum, katılıyorum. Güzel bir kadın, güzel bir adamı sevmiş, bugün evlendiler. Okul kitaplarında veya politik arenalarda bol bol adı geçen şu din dil ırk ayrımı yapmama kavramını benimseyerek. Üstelik yaş farkını da umursamadan, kalplerinin sesini dinledilen muhtemelen. Pek çok engele karşı koyarak, istediklerine ulaştılar; birbirlerine. Seviyorlar işte, önemli olan da bu. Bir avuç dost eşliğinde, "evet, ja" ve atılan imzalar, içten gülücüklere karıştı. Heyecan stress ne denirse işte onunla meşgullerken, yüzükleri takmayı atlayıverdiler. Kasvetli nikah salonundan çıkıldığında flaşlar patlarken hatırlanan bu detay, mis gibi kokan portakal ağaçlarının gölgesinde, pırıl pırıl güneşin altında halledildi ve bence böylesi egzotik oldu. Masmavi gökyüzünün altında, onlar yepyeni bir sayfaya birlikte yazmaya başladılar. Gözlerim dolmak üzereydi nerdeyse, ne olduğunu sordum kendime. Sanırım, sevginin somut halini görmeyeli uzun zaman olmuştu...
2 Comments:
hamilelikten olsa gerek, herşeye ağlıyorum. şimdi de manzara gözümde canlandı ve yine ağlıyorum. umarım hep mutlu olur, birbirlerini hiç bırakmaz, hep o günkü kadar severler.
merhabalar
ben geldim ama hemen gidiyorum seni sobeledim :))
Yorum Gönder
<< Home