Adios Amigos....
Amerikalı psikolog Maslow, ihtiyaçlar piramidinde birine güvenme duygusunun yerinden, ağırlığından detaylı şekilde bahsetmemiş gibi görünüyor ama biz insanlar bu teorinin çıkışından 60 yıl sonra bile bu piramidi oluşturan ihtiyaçları bölük pörçük tamamlayabilirken ve yaşam mücadelesine devam ederken, birine güvenme ihtiyacımızı karşılayamadığımızda, kendimizi iyi hissedemiyoruz. Kimseye kolay güvenilmiyor ne olursa olsun, çok sevdiğiniz, yakın gördüğünüz biri bile olsa. Zamanla bu davranış, bir ilke haline geliyor hayatta. Bazı dönemlerde, koyduğunuz veya kendiliğinden oluşan çizginizi geçenler oluyor ve o insanlara güveniniz sağlamlaşıyor ki onlara dost gözüyle bakıyorsunuz. Tereddütsüz arayabildiğiniz, omzuna yaslandığınız, içinizi dökebildiğiniz, en ufak bir şüphe duymadan hayatınıza koyduğunuz insanlar oluyor onlar. Peki, dost dediğiniz insanın sizinle, her şeyi demiyorum, en azından sizi ilgilendiren detayları konuşması gerekmez mi? Biz bu iletişim örneklerini, sadakat ve güvenmenin huzurunu filmlerde mi göreceğiz?
Sanırım, bir süre öyle olacak...
Birileri inanmadığı, güvenmediği sürece öyle.
Sanırım, bir süre öyle olacak...
Birileri inanmadığı, güvenmediği sürece öyle.
3 Comments:
güvensizliğin nedenini hiç deştin mi?tereddütsüz hiç arayıp , omuzuna yaslandın mı gerçekte...kendi gözlüğünü çıkarıp başkalarının seni ve kendilerini nasıl gördüklerini izleyebilmeyi denedin mi?, bunu öncelikle kendine güvenerek yap!!!O zaman kendi filminide seyredeceksin
Zaman icinde kazik yiyip durdukca bu tip guven bunalimlarina girmek zor degil. Daha gecen gun benzer birsey yasadim, huzursuzum. Fakat bu da hayatin bir gercegi mi ne?
Bu olumsuzlukların, sıradan bir ritüel haline gelmesine izin vermemeliyiz Suat. Mücadele etmeliyiz, hala bir yerlerde, uzakta veya yakında güvenilecek insanlar var, iş ve kişisel hayata dair. Diye düşünüyorum?!&@...
Yorum Gönder
<< Home