Koku(su)na kadeh kaldırıyorum...
Gazete büfelerinin,yağmurdan sonra toprağın, biçildikten sonra çimenin, bergamut çayının, yeni açan yaseminin portakal çiçeğinin, fesleğen yaprağının, kağıttaki mürekkep damlasının, buzlu absolutun, fındıklı kahvenin, yeşil oligo 25 in, yat limanının, yeni silinmiş nemli tahtanın, yeşil kabuklu limonun, nemli saçların, kozmetik dükkanlarının, ağaçlıklı yolların, iskelenin en ucundan denizin, havaalanlarının, gecenin bir saati kimse yokken sokakların, sert kabuklu içi yumuşak ekmeğin, beyaz peynirin, sabahın erken saatlerinde memleketimin, kömürde pişmiş taze mısırın, ucu sivriltilmiş kurşun kalemin, zeytinyağlı sade sabunun, kenevir tarlalarının kokusunu seviyorum. Serin bir sonbahar gecesi ürperen tenimin, umarsız serseri gözyaşımın, boşluğa sızan kanımın, ilacı olmayan yokluğumun kokusu da dahil.
4 Comments:
iyisiyle kötüsüyle diyorsun yani :) ama sanki sevmesini zor bulduklarını küçük harfle belirtmişsin, sana verdikleri sevgi kadar değer vermişsin onlara, değil mi?
şerefe.. :)
Might; belki de onları burnumun kıyısından uzak hissetmek istiyorum belki de.
Bipolar&Un4tunately; Biz kadınları mutlu ve mutsuz eden herşey için, kadehler kalksın. Öyle ya, zafer kimin acaba.
kızarmış ekmek kokusu, buz kesen caddelerde içimizi ve beynimizi ısıtan kestane kokusu, kibrit kokusu, kar kokusu,sahaf kokusu,taze demlenmiş çay kokusu,tebeşir-silgi kısaca ilkokul kokusu:), kavrulan leblebi kokusu...
yok yok, say say bitmeyecek bu liste.
tüm güzel kokular için daha içelim hey!
Yorum Gönder
<< Home