O Şehrin İçi. *
Akşamları boynumu dolaşan serin esintiydin.
Mesafeli bir yakınlık kokusu sokaklarında.
Salaş kahvelerinde bir demli çay,
Yüksek mevkilerde aromalı bir kahvesin.
Çiftlik dondurmasında, naif bir sevinç damlası...
Camiden inen yokuşta ellerim kemiğe dönüşür,
Metroda yüz çeşit insan yüzüyüm.
Hesaplanmış bir zaman parçasında
Garip, uzak bir mutluluk saklarım.
Kilometrelere, yollara yüklenen bir anlam.
Uzun, sancılı bir bekleyişin solgun sabahı.
Habersiz bir objektifin ardında tüm şehir.
Issız parklarda boş mavi banka gizlenmiş.
Gün boyu yükselen, geceye ulaşan bir dolgunluk.
Binlerce yabancıyla, anlaşmalı bir dostluk sukut içinde..
Başımı yasladığım duyarlı kavak ağacında,
Tedirgin, belli belirsiz, geri çeviren bir suskunluk.
Alışmama izin vermeyen, ılık bir kararlılık havası.
Dumanaltı gecelerin uçucu huzurunda,
Coşkulu bir melodinin son kırık notası.
Buruk kelimelerin teskin edici tadını arayan.
Seçip seçip geriye yığılan bir tortu yoğunluğunda.
Güzel olduğumu hatırlatan bir uğultu,
Yaşamam gereken bir şehirdin sen.
Seni özleyeceğimi sanmazdım, velakin,
Acıya tuz basmak da iyi gelir bence.
Usulca sus, artık konuşma şimdi.
Anahtarı çevir kilidinde, gir yanlızlığına.
(*) : Zamir şehir ; Ankara.
Mesafeli bir yakınlık kokusu sokaklarında.
Salaş kahvelerinde bir demli çay,
Yüksek mevkilerde aromalı bir kahvesin.
Çiftlik dondurmasında, naif bir sevinç damlası...
Camiden inen yokuşta ellerim kemiğe dönüşür,
Metroda yüz çeşit insan yüzüyüm.
Hesaplanmış bir zaman parçasında
Garip, uzak bir mutluluk saklarım.
Kilometrelere, yollara yüklenen bir anlam.
Uzun, sancılı bir bekleyişin solgun sabahı.
Habersiz bir objektifin ardında tüm şehir.
Issız parklarda boş mavi banka gizlenmiş.
Gün boyu yükselen, geceye ulaşan bir dolgunluk.
Binlerce yabancıyla, anlaşmalı bir dostluk sukut içinde..
Başımı yasladığım duyarlı kavak ağacında,
Tedirgin, belli belirsiz, geri çeviren bir suskunluk.
Alışmama izin vermeyen, ılık bir kararlılık havası.
Dumanaltı gecelerin uçucu huzurunda,
Coşkulu bir melodinin son kırık notası.
Buruk kelimelerin teskin edici tadını arayan.
Seçip seçip geriye yığılan bir tortu yoğunluğunda.
Güzel olduğumu hatırlatan bir uğultu,
Yaşamam gereken bir şehirdin sen.
Seni özleyeceğimi sanmazdım, velakin,
Acıya tuz basmak da iyi gelir bence.
Usulca sus, artık konuşma şimdi.
Anahtarı çevir kilidinde, gir yanlızlığına.
(*) : Zamir şehir ; Ankara.
1 Comments:
Şehirler, insanları saklıyor Bipolar... İnsanlar da, hayatlarındaki sırlarla, şehirleri bütünlüyor. Kaybolmak işten bile değil içlerinde.
Yorum Gönder
<< Home