Cumartesi, Kasım 18, 2006

Figüran.

İşte tam böyle zamanlarım var artık benim.
İçim bir ceset yükü, sütliman parlar yüzüm.
Dar gelir duvarlar, sokaklar, yaşadığım şehir.
Sessiz bir silüetin konusu olurlar.
Yıldızlar üşür, ay tutulur mateminden.
Gece teslim olur, gündüz uykusuna.
Sıkışır, en dibe batar kadınlığım.
Doludizgin bir melodiyle depreşir damarlarım.
Buruşturulup gökyüzüne atılır bir kağıt,
Papatya mezarlarında kaybolur tenim.
Üzerinde gün gün yaşam haykıran kelimelerim.
Her seferinde şiir, her sarınmada kopuş.
Daha yabancı, kendime her şafak vakti.
Sahte ruyalarla donanır fanusum.
Yürek, gitmeye dair heveslere mesken.
Bir martı havalanır sonsuzluğa,
Göçlere dalgakıran zamanlar.

3 Comments:

Anonymous Adsız said...

moskova gunlugunden farkli bir yere ulasiyorum. Link te hata olabilirmi ?

21/11/06 13:34  
Blogger deepness said...

Linkte hata yok Anony... Sebebini günlüğün sahibine sormak lazım. Şiirim de arada kaynamış bu arada.

21/11/06 14:05  
Anonymous Adsız said...

link hatali/baskasina ait.

21/11/06 18:41  

Yorum Gönder

<< Home