Cuma, Ağustos 24, 2007

Önceleri....

Geçmişi düşünmekten alamıyorum kendimi zaman zaman. Bir yıl öncesini düşünmek kadar, on beş yıl öncesini düşünmek de beni içsel labirentlere sürüklüyor. Bugünümden rahatsız olduğumdan değil, ancak geçmişi yaşayıp bitirip, güzellikleri kenara koymuş olmanın verdiği bir huzurla dönüp bakmak sanırım beni memnun eden. Eski bir şarkıyı duyduğumda, hatıramda canlandırdıkları, yaşanmışlıkların tamamını, tekrar yaşanamayacağını, geri gelemeyeceğini bile bile, tekrar arzulamak, hiç bir şey olmamış gibi kalınan yerden devam edebilmek dileği ile geçmişin o herşeye rağmenlerini tekrar göze alma hissi ve diğerleri. İstediğim zaman dilimine gidip yaşamak şimdilik mümkün değil, ancak teknolojiye güvenim sonsuz, bir gün mutlaka bunu yapabileceğiz.
Gelecekle geçmişin arasındaki fark da burda sanırım. Yaşanması gereken kötü zamanları henüz atlatmamış olmak ve bunun endişe ve sabır arasında bir mukavemet gücüyle, usulca bekliyor olmak. Diğer taraftan, umutla ve bundan sonra herşey mükemmel olacakmış gibi hayata devam ediyor olmanın gizli huzuru.
Geçmişin niye olumsuz zamanlarını hatırlamayız? Yoksa onları hafızamızdan ve kalbimizden silme konusundaki başarımızı, başka konularda niye gösteremeyiz zaman zaman? Sorular ve yaşamın cevapları, beni yeni mücadelelere sürüklüyor hep. Olsun. Yaşam da bu demek değil mi zaten...

Not: Burda , zaman zaman dinlemeyi sevdiğim Rusca bir şarkıyı önerecektim ancak yazılışı ve okunuşu farklı oluşundan dolayı, şarkıya herhangi bir kaynakta ulaşmak mümkün değil. PC klavyesinin Rusca olmayışı da bir sebep aynı zamanda. Bu durumda parçayı isteyene mail atmak gibi bir çözüme ulaşıyoruz...

7 Comments:

Blogger Barış said...

Zaman içinde yolculuk hiç bir zaman başarılamayacak ama zamanın bizim içimizde yolculuk etmesi olasıdır her zaman. Yaşamı değiştirmeye yeltenelim, yeter.

O rusça şarkıyı merak ettim. Adını bir yerlerden bulup, kopyalayıp, buraya yapıştırabilirsin. Kiril alfabesiyle de olsa. Bulur dinleriz :)

25/8/07 13:45  
Blogger ABİ said...

yaw..benimde arayıp bulamadığım bir rusça şarkı vardı..
beyaz geceler diye bi film de çalardı.. Mikhail Baryshnikov'un tek başına sahnede dansettiği sekansta.. Adiler o zaman soundtrack'e bu şarkıyı koymadılar.. soğuk savaş dalgasına.. Çok eleştirilmişti bu hareket..
"Fastidious Horses" performed by Vladimir Visotsky..
bi bulan olur da bana linkini veriverirse çok sevinirim..
mesela sendeki şarkı buymuş..::)))

29/8/07 15:12  
Blogger deepness said...

Abi; tahminimce bu şarkı, o şarkı değil, ama sana şarkıyı mail atarım.

29/8/07 16:02  
Blogger ABİ said...

ruslara kıllık olsun.. danke schön..:)

31/8/07 23:07  
Blogger GULTEINEN ENKELINI said...

simdiyi yasamaya calisalim yaa..
now.
simdi.
keskesiz, ah olsaydi bitseydi demesiz.
simdi.

14/9/07 23:34  
Anonymous Adsız said...

Rusca yazmak icin rusca klavye'ye ihtiyacin yok.

Yazmayi istemen yeterli....

19/9/07 13:39  
Blogger deepness said...

Yazmayı istediğim halde, yine de isteyemiyorum yazmayı... Bunu isteyememek ne zor bir bilsen.

27/9/07 22:56  

Yorum Gönder

<< Home