Pazar, Mayıs 21, 2006

Metod...



İple erik ağacına tutturulmuş bu taş, kemik benzeri obje, anneannemin bir çalışmasıymış. (sanatsal bir kaygı taşımaksızın, psikolojik ruhsal rahatlatma kökenli bir çalışma bu.) Kendisinin kökenlerinde kızılderili kanı var mı bilmiyorum ama bu türlü bir korunma yöntemini, zaman içersinde benimsemiş olabilir. Evimize veya asılan herhangi bir mekana , bu sayede kötülüklerin yaklaşmayacağını savunuyor. Annem de, anneannemin projesinde, onu kırmamak adına, ses çıkarmamış. Şimdilik öylece duruyor, kimbilir belki de faydası olmuştur da, biz farkında değilizdir.

Taş, kemik, börtü böcek derken, tam da kendimi doğanın kucağına attığım bir haftasonuydu. Bitkisel hayata yakınlığım zaman zaman hortluyor. Pazar yerinde karşılaştığım tohum satan nine ve dede, rengarenk ama karmaşık bir dünyada yaşıyorlardı oysa, benden habersiz. Nine, kendi ürettiği tohumları satıyor meraklılarına. İrili ufaklı çeşit çeşit tohumlar. İçlerinde yeşile dair bir hayat gizli. Milyonlarca tane.. Güleryüzlü, çalışkan ve tam bir Anadolu kadını 74 yaşına rağmen hala dinamik, yaşıyor olmaktan çok mutlu. Keyifle verdiği poz sonrasında, bitkisel sohbetimizle yakınlığı ilerlettik. Ondan bundan, hangisi neyin tohumu derken, elime bir avuç çörek otunu boşaltıverdi. Ne olduğunu anlamadan, kabul etmeyecek geri verecek oldum, elimi geri itti. "Bu benden sana hediyedir. Bunu cebine koy, çantana koy, yanından ayırma. Seni kötülükten korur, şeytan yaklaşamaz, göz ilmez." dedi. Cebimde çörekotları, yüzümde gülümseme, içimde huzur, eve doğru ilerledim.

4 Comments:

Blogger zazoo said...

aman diyim deepnesscım, bitkisel hayat sakat bişiy ağzınısdan yel alsın efenim :) bu arada ben de sivil hayata çok yakınım bu ara...

22/5/06 12:44  
Blogger deepness said...

Bugünler geçecek, bir sabah güneş doğduğunda gerçekten gülümsüyor olacağız zazoo :) Az kaldı..

22/5/06 21:56  
Blogger zazoo said...

mesela ben yarın sabah 9'da accaip gülüyo olacam, bitti, bittiiii :)

23/5/06 13:09  
Blogger Kâzım Mızrak said...

"Az kaldı.."

@ Deepness

Öyle demeyelim, mutlu güne erişemeyince hayal kırıklığı yaşarız sonra :-/

Hörmetler.

23/5/06 19:20  

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home