Perşembe, Mart 11, 2010

Karmaşa.















Koltuğun ucuna ilişerek oturduğun, çıt çıkmayan gecelerde de mutlu olabilirsin bir insan olarak. Rahat etmek kendi elindedir, serbest zamanlara plansız boşluklara ürkek bakarsın uzaktan. Durağan kasabalara ait erken sabahların dingin kokusunu duymak için, ne kalabalıkları temizlersin önünden. İfade edemediğin bir hayat dolusu ses vardır içinde. Hoş, duyurmak ve dinletmek neye yarar artık, umurunda bile olmayan bir umarsızlık, umursamadığın bir olguyla, bunu kendine ispat etmeni dahi istemez. Düşünmeden de aklından geçiriverdiğin, o anda ışık hızından da öte zihnini, bedenini kaplayıveren bir bilirbilmezlik, sağlamasını yapmaya gerek duymadığın bir sonuçtur artık o hesaplar, hisler, hayaller. Hatta boş süt bardakları. Bitmiştir nihayetinde. Sabah uyanmış olanın ancak, gece uyumak istediği bir dünya vardır dışarıda. Senin içinse, akmaktadır gün bitimsiz, gecesini gündüzünü yaşamak gerekir, üstüne bir de uyanıkken, ruyalar görmek mümkün olabilseydi dersin, yaşam kuşkusuz daha katlanılır olur, ötelere öykünmezdi ruhun.

0 Comments:

Yorum Gönder

Links to this post:

Bağlantı Oluştur

<< Home